Fırtınaya rağmen, küçük filo 1 Mayıs 1922 günü Trabzon Limanı’na ulaştı. Burada yapılan törenle gemiye Türk bayrağı çekilerek “TRABZON” adı verildi. Sıra gemide olduğu söylenen hazineyi bulmaya gelmişti. Geminin bütün yükü boşaltıldı. Gemide ki navlunun değerinin, o gün için yüksek bir meblağ olan 250.000 Lira olduğu tesbit edildi. Ancak, dillere destan hazinden bir eser yoktu. Bu arada navlun arasında bulunan daktilo makinesi incelenirken içersinden pırlanta yüzük ve küpeler döküldü. Bu olay sonucunda gemi ne kadar arandıysa da başkaca hazine sayılabilecek değerli bir şeye rastlanmadı.
Yıl 1922, Kurtuluş Savaşı’nın en sıcak günleri. Rusya’nın Novrosiski Limanı’ndan Yunan bayraklı Enosis isimli gemi harekete hazırlanmaktadır. Ancak, hareket tarihi son derece gizli tutulmaktadır. Gizli tutulmasının iki sebebi vardır. Bunlardan birincisi kulaktan kulağa yayılan gemi ile Yunanistan’a kaçırılacağı söylenen hazine, diğeri de Türkiye ile Yunanistan arasında süren savaş.
İlk kez,1849 J.M.Creston ile başlayan tek başına dünya turu sevdası yıllar boyu birçok macera tutkununu peşinden sürüklemiştir. Ama macera tutkusuyla birlikte bazen ekonomik nedenler de bu turlara sebep olmuştur.
Bu gün yılın son günü. Biten bir yılı uğurlarken, yeni yıla merhaba diyeceğiz. Halk arasında yaygın olan inanca göre yeni seneye nasıl girilirse, bütün bir yılın öyle geçeceğine inanılır.
Hayatın suda başladığını hepimiz biliriz. Yeryüzünün en büyük su kütlesi olan denizler binlerce yıldan bu yana insanoğlunun yaşamında hep var olmuştur. Deniz ve denizcilik günümüz modern devletlerinin gelişmelerinde, bugünkü konumlarında olmalarında önemli bir yer teşkil etmiştir.
Çok değil 50 ya da 60 yıl öncesine kadar Türkiye ihtiyacı olan kâğıt paraları (banknotları) yurt dışına sipariş verir, buralardaki matbaalarda bastırırdı. Ülkemizde o dönemlerde hem banknot kâğıdı, hem de bu banknotları basacak matbaa yoktu.
İnsanoğlu yaradılışından itibaren doğa olayları karşısındaki güçsüzlüğünün farkına varmış ve insanın yenebilmesi mümkün olmayan bu gücün karşısında yaşadığı kaza ve tehliklerin sebeplerini hep çevresinde aramıştır.

Ağaçlar da sevilmeli, hayvanlar da… Her şey insan için değil
Hatırlar mısınız, Koç Üniversitesi’nin dört öğrencisi bir eğlence sonucu hız yaparken Hacıosman’da ağaçlara çarpmıştı. Şoför haricindekiler ölmüştü. Arabada kazadan sonra bol içki şişeleri ve uyuşturucu bulunmuştu.
5 Haziran Çevre gününde iki adet şiir okunmakla ekoloji korunamaz. Bu tip “kıl günler” sadece olayı sulandırmak ve basitleştirmektir. Bence her vatandaşın yaşam biçimi değişmelidir. Bu amaçla da bir kitapçık hazırladım. Herkesin her gün “daha rahat uyuması” için yapması gerekenler karikatürler yardımıyla basit bir dille özetlendi. Güzel oldu, iki ayda beş baskı yaptı. Bu ülkemizde bir ilk, tüm kitapçılarda sadece 2 TL’ye satılıyor. (Bir bedeli olmalı) Lütfen duyurun, alın ve uygulayın. İşte o zaman belki ben “duyarlı” bir vatandaşım diyebilirsiniz.. Kitapçığın adı: “Dünya İçin Bir Şey Yap.”
Çevre bilincini topluma yansıtmak yorucu ve zordur. Ancak her konferansta üç kişi kazansak kardır. Elimizi taşın altına koymak gerekir. Lütfen siz de bu eğitim programına katılarak, duyurarak katkıda bulununuz. İlgilendiğiniz gün ve saatteki programı lütfen, ilgili kişiyi arayarak teyid ediniz. Çok ender olarak bazı değişiklikler olabiliyor.
İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.